Anasayfa / Genel / Yabancı Dil Eğitiminde Doğru Eğitmen

Yabancı Dil Eğitiminde Doğru Eğitmen

Ülkemizde yabancı dil eğitiminde karşılaşılan sorunların farklı sebepleri bulunmakta ve belki de bunların en önemlisi, her anlamda doğru ve yetkin eğitmenlerin eksikliği. Bireyleri ve toplumu dil eğitimi konusunda başarıya ulaştıracak eğitmenlerin yetişmesi, materyal ya da müfredat hazırlanmasına kıyasla çok daha fazla emek ve zaman isteyen bir süreç. Peki dil eğitimi için en iyi eğitmen hangi özelliklere sahip olmalı? Bu sorunun cevabı için doğru ve yetkin eğitmenin tanımını üç başlık altında toplamamız gerekiyor:

  • İyi eğitilmiş eğitmen
  • Gerekli niteliklere sahip eğitmen
  • Kendini geliştiren eğitmen

Bu üç noktadaki unsurların uygulanmasında hem eğitmenlere, hem de ülkemizdeki eğitim sistemine önemli görevler düşmekte. Yabancı dil eğitimindeki sorunların giderilmesi, bu unsurların gerçekleştirilmesiyle beraber çok daha kolay ve hızlı olacaktır.

İyi Eğitilmiş Eğitmen

Eğitimin temel unsuru olan bilgi aktarımında, bilgi sahibi tarafın, diğer tarafa mevcut bilgisini en etkili şekilde aktarması gerekir. Bu yüzden de eğitmenin bilgisi ve konuya hakimiyeti hayati önem taşır. Ülkemizdeki üniversitelerin eğitim fakülteleri, buradaki en belirleyici faktörlerden biri olarak öne çıkmakta.

  • Türkiye’de devlet okulları ve özel eğitim kurumlarında görev yapan yaklaşık 55.000 İngilizce öğretmeninin büyük çoğunluğu İngilizce Öğretmenliği bölümü mezunudur. Ayrıca İngiliz Dili Edebiyatı, Amerikan Dili-Edebiyatı ve Mütercim -Tercümanlık bölümü mezunu İngilizce öğretmenleri de sayıca fazladır.

Fakat eğitim fakültesi dışındaki bölümlerin eğitim içeriğine baktığımızda, eğitmenlik becerileri ve pedagojik bilgi derslerinin yer almadığını görüyoruz. Ancak farklı üniversitelerden mezun olmuş eğitmenler ile yapılan bir araştırma, İngilizce öğretmenliği bölümü derslerinin de çocuk ve yetişkin dil eğitimlerinde yetersiz kaldığını göstermiştir. 2010 yılında Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından yapılan bu araştırmaya farklı şehirlerde 1-8 yıl arası eğitmenlik tecrübesi olan İngilizce eğitmenleri katılmıştır ve lisans programlarında aldıkları eğitimin meslek hayatında kendilerine ne kadar yararlı olduğu sorulmuştur. Araştırmanın sonucuna göre katılımcıların:

%8’i yeterli,

%20’si yetersiz,

%40’ı teoride yeterli, pratikte yetersiz,

%20’si çocuklara yabancı dil öğretimi dersi dışında yetersiz,

%12’si ise edebiyat mezunu olup formasyon programını yetersiz bulmuştur.

Araştırmanın sonucu, özellikle uygulama alanındaki eksikliğe dikkat çekmekte. Ayrıca katılımcıların %20’sinin sadece çocuklara yabancı dil eğitimi konusunda memnun olması da, öğretmen eğitiminin hangi noktalarda eksik olduğunu açıkça gösteriyor.

  • Her bireyin farklı yetenekleri ve eğilimleri olduğu gibi, yabancı dil öğreniminde de her öğrencinin farklı öğrenme yetileri ve hızları olacaktır. İyi bir eğitmen, öğrencilerini keşfedebilmeli ve onların yeteneklerine göre hareket etmelidir.

Eğitmenlerin, iletişim becerileri ve öğrenme psikolojileri noktasında eğitim almaları bu yüzden çok gereklidir. Gerek İngilizce Öğretmenliği bölümleri, gerekse pedagojik formasyon programları bu tür derslere müfredatlarında büyük ölçüde yer vermelidir.

Diğer önemli bir nokta da, eğitmenlerin farklı yaşlardaki öğrenci profilleri konusunda eğitilmeleri. Çocuk ve yetişkin bireylerin anlama hızları, anlama stilleri ve davranışları çok farklı olduğundan, eğitmenin izleyeceği yol da yaş aralığına göre farklılık göstermelidir. Eğitim fakülteleri, devlet okullarında görev alacak öğretmenler yetiştirmeye ağırlık vermekte, son sınıf öğrencilerini ilköğretim ve liselere stajyer olarak göndermektedir. Böylece mezun öğretmen adayları ve öğretmenler yetişkinler için dil eğitimi konusunda yetersiz kalmaktadır. Unutulmamalıdır ki Türkiye’de eğitim hayatı sonrasında özel eğitim kurumlarında dil öğrenmeye çalışan yetişkin öğrenci sayısı da oldukça fazladır. Bu yüzden İngilizce Öğretmenliği bölümleri ve pedagojik formasyon programlarında çocuk ve yetişkinler için dil eğitimi ile ilkelerinin farklılıkları öğretilmeli ve her iki konuda da etkili bir eğitim sunulmalıdır.

Eğitmenlerin gerekli ve yeterli eğitimi alamadığı bir ortamda, öğrencileri dil öğrenme ve kullanma noktasında başarıya ulaştırmaları imkansızdır. Ayrıca yanlış ya da yetersiz eğitmen, bireyin yabancı dile olan yaklaşımını olumsuz etkileyebilir.

Gerekli Niteliklere Sahip Eğitmen

Doğru ve yeterli bir eğitimden sonra, yabancı dil eğitmeninin gelmesi gereken nokta nedir? Hangi özelliklere ve yeterliliklere sahip olması gerekir? Bu noktalarda kendini nasıl geliştirebilir ve neler yapabilir?

Eğitmenlerin birer yol gösterici ve ilham kaynağı olduğunu düşünürsek, öğrencilerine yabancı dili sevdirebilen ve motivasyonlarını artırabilen kişiler olmaları şarttır. Yabancı dil eğitmeninin istekli, heyecan verici ve bilgili olması, yabancı dile karşı duyulan psikolojik bariyer dediğimiz korku ya da ön yargının kırılmasında büyük rol oynayacaktır. Ayrıca eğitmen ne kadar aktif olursa, öğrenciler de aynı seviyede aktif olmaya çalışacak ve eğitim tekdüzelikten kurtulacaktır.

  • Yabancı dili öğrenmekte zorluk çeken bireylerin çoğu, geçmişteki yabancı dil eğitmenini sevemediğini ve bu yüzden İngilizce’den soğuduğunu söylemektedir.

Bir eğitmenin dersteki en önemli yardımcısı, kullandığı materyaldir. Materyal, bilgi içerme dışında, geri bildirim alma, öğrenciyi yönlendirme, motivasyonu arttırma gibi fonksiyonlara sahiptir. Fakat materyalin yetersiz kaldığı durumlarda iyi bir eğitmenin bunu telafi edebilmesi çok önemlidir. Burada yapılması gereken, ek materyaller kullanarak, ana materyalin eksiklerini kapatmak ve eğitimde farklı yaklaşımlar yakalamaktır. Devamlı olarak aynı materyali kullanmak öğrencilerin sıkılmasına yol açacağı gibi, bazı mevcut eksikleri de kapatamayabilir. Devlet okullarında dil eğitiminin eksiklerinden biri, yardımcı materyal kullanılmamasıdır.

  • Bir yabancı dil materyali, 4 temel beceriden (okuma, dinleme, konuşma, yazma) birini ya da daha fazlasını arka planda bırakıyor ve geliştiremiyorsa, eğitmenin yardımcı materyal kullanarak bu eksikliği gidermesi gerekmektedir.

Kendini Geliştiren Eğitmen

Eğitmenin görevi, maalesef burada bitmiyor. Yabancı dil alanında yeterli bir eğitim alıp, iletişim becerileri ve farklı yaklaşımlar konusunda gerekli özelliklere sahip eğitmen, değişen dünyaya ayak uydurmak zorunda. Zaman içerisinde, farklı eğitim teknikleri ve yaklaşımlar ortaya çıkmakta, teknolojideki ilerlemeler ile farklı materyal türleri ya da uygulamalar kullanılmaktadır. Bu değişimlerin gerisinde kalan eğitmen, yabancı dil öğretme noktasında eksik kalacaktır.

  • İyi bir eğitmen, sadece kendisine öğretildiği gibi öğretmemelidir.

Uluslararası alanda Sürekli Profesyonel Gelişim (Continuous Professional Development)

olarak adlandırılan çalışmalar, ülkemizdeki yabacı dil eğitmenleri arasında çok az kişi tarafından yapılmaktadır. Sürekli Profesyonel Gelişim (SPG), eğitmenlerin farklı yaklaşım, beceri, materyal ve uygulama kazanımı için katıldıkları her türlü ders, workshop, konferans, seminer, araştırma ya da online eğitimler gibi aktiviteler olarak özetlenebilir.

  • Özellikle son birkaç yılda dijital materyal ve farklı metodların popüler olduğu dil eğitimlerinde, eğitmenler kendilerini yeni teknikler ve becerilerle donatmalıdır.

SPG aktivitelerine zaman ayıran eğitmenler,

  • Diğer eğitmenlerle etkileşimlerinin arttığını,
  • Sınıf içi durumları daha iyi kontrol edebildiklerini
  • Kendilerini daha kolay ifade edebildiklerini
  • Doğru materyal seçebildiklerini ve doğru değerlendirme yapabildiklerini söylemektedirler.

Peki bu derece faydalı olan SPG çalışmaları, ülkemizdeki eğitmenler tarafından neden uygulanmamaktadır? Eğitmenlerin birçoğu buna sebep olarak,

  • Gerek duymamaları,
  • Pahalı olması,
  • Ailevi sorumluluklar ya da özel hayat,
  • İş saatleri ile çakışması,
  • Uygun eğitim/aktivite yokluğu gibi sebepleri göstermişlerdir.

Bu noktada, gerek eğitim fakülteleri, gerek diğer farklı eğitim kurumlarının eğitmenlere çeşitli SPG imkanları sunması ve eğitmenleri bu çalışmalara teşvik etmesi gerekmektedir. Eğitmenler ise çeşitli online eğitimler veya farklı günlerde düzenlenen seminer ve konferanslardan yararlanabilirler. Ayrıca internette ve sosyal medyada diğer eğitmenler ile bir araya gelip çeşitli paylaşımlar ve kazanımlar yapılabilir. Burada hem eğitmenlere, hem de kurumlara eşit derecede görev düştüğü unutulmamalıdır.

Hakkında infolang

Ayrıca Kontrol Edin

Akıcı İngilizce Konuşmak İçin 10 İpucu

Sizlere İngilizceyi nasıl akıcı bir şekilde konuşabileceğiniz konusunda yardımcı olacağız. Tabi ki de sizlere günde …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir