Anasayfa / Genel / İngilizce Öğrenimi Sadece Yarar Sağlamayacak Aynı Zamanda Size Mutluluk Verecektir

İngilizce Öğrenimi Sadece Yarar Sağlamayacak Aynı Zamanda Size Mutluluk Verecektir

Hayatta kalmak için çabalıyoruz olabildiğince. Her gün uyanıp işe gidiyoruz. Neden olabilir? Nedeni basit; yaşamı sevmek. Doğadaki bütün canlılar gibi yaşamak amacımız bizim. Var olmak… Hep var olmak hem de… Seviyoruz, seviliyoruz, evleniyoruz, çoluk çocuğa karışıyoruz. Bütün bunlar olurken en büyük yeteneğimiz ise iletişim. İletişim öylesine hayati bir öneme sahip ki yaşamımızda… İnsan tek başına varlığını sürdürebilecek bir varlık olmadığından ihtiyaçlarını dile getirmesi gerekiyor bir şekilde. İşte bu ihtiyaçlarını dile getirme durumu bizi kullanılan dili öğrenmeye yönlendiriyor. Bakkala gittiğimizde “ekmek” diyemezsek bize ekmek vermezler. Hele ki biz Türkler ekmeksiz doymayız, değil mi? Bizim açımızdan durum vahim desenize. Şakası bir yana “su” gibi “ekmek” gibi ihtiyaçlarımızı karşılama eğilimlerimiz bizim duruma ya da ortama adapte olmamızı sağlamaktadır. Charles Darwin’in de “survival of the fittest theory” adı altında anlattığı tam olarak bu aslında. Bu konuda şu sayacaklarım gibi birçok soru sorulabilir: Hayatta kalmak nedir? Hayatta nasıl kalırız? Hayatta kimler kalır? Yavaş yavaş cevaplayalım basit bir şekilde şimdi bunları. Öncelikle hayatta kalmak demek sadece ölmemek değildir. Türü devam ettirmek için bir sonraki jenerasyonu ortama ya da duruma hazırlamaktır. Hayatta ise ancak ve ancak ortama ya da duruma adapte olduğumuz sürece kalabiliriz. Ortama ayak uyduramayan ölür, yok olur. Darwin bu konuda “Güçlü olan hayatta kalır.” der işte. Bu bağlamda ortama ayak uydurmanın yolu o ortamı tanımaktan, o ortamın dilini öğrenmekten geçer. Biz yaşamamız için gerekli olan şeyleri bildiğimiz zaman yaşarız. Bunu da ancak güçlü olan yapabilir. Burada karşımıza çıkan “Kime güçlü denir?” sorusunun da yanıtını da “Ortama adapte olabilendir.” şeklinde verebiliriz.

Bir dili öğrenmek sizi kesinlikle mutlu edecektir. Kendinizi güçlü hissedeceksiniz ve bu da özgüveninize yansıyacaktır. Sadece manevi açıdan değil maddi açıdan bakıldığında da size getirisi olan bir yatırımdır dil öğrenimi. Mutluluk bir ihtiyaçsa dil öğreniminin de bir ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz bu bağlamda. Özellikle küreselleşen günümüz dünyasında yabancı bir dili bilmek başka kültürlerle iletişim açısından bir ihtiyaçtır. Diğer yandan doğaya baktığımızda ise, bütün canlılar ihtiyaçları karşılandığında mutlu olurlar. Özgüveni olan canlı mutludur. Özgüven de bir ihtiyaçtır diyebiliriz. Sosyal bir insan olan insanın toplum içerisinde saygın bir yer edinmesi onun yaşamını mutlaka kolaylaştıracaktır. Tıpkı güvende kalma, yeme içme ihtiyacı gibidir bu da. Dil öğreniminin insandaki gelişimine bakalım: Bir insanın doğduğundaki bilgisi sınırlıdır. Öncelikle ilk öğrendiği kelimelere bakarsak hep ihtiyaca yönelik bir sıra gözetildiğini görmemiz şaşırtıcı değildir. Bebek tarafından ilk olarak “anne” kelimesinin söylenmesi ya da “mama” kelimesinin söylenmesi bir şekilde ihtiyaçtan gelen sonuçlardır. Anne bebeğin birinci dereceden ihtiyaç duyduğu kişidir. Korunma gibi bir ihtiyacı var bebeğin. Bu açıdan “baba” demesi de normal. Zaten bebeğimiz “Bu iki şahıs beni koruyacaktır.” diye düşünüyordur muhtemelen. Bebeğin kullandığı “mama” kelimesi tamamen yeme ihtiyacını anlatıyor. Büyüdükçe bebeğimizin ihtiyaçları da artıyor haliyle. İhtiyaçları da belirleyen aslında bebeğin bilinçlenmesi yani bir şekilde içerisinde bulunduğu ortamı tanıması oluyor. İhtiyaçlar arttıkça kelime hazinesi artıyor bebeğimizin. Sonra cümleler kurulmaya başlanıyor. Paragraflar vesaire… İnsanın kelime hazinesi ne kadar artarsa o kadar ihtiyacın karşılanma ihtimali de artıyor. Kendini daha güzel ifade edebiliyorsa daha çok ihtiyacı karşılanıyor yani. Bu açıdan burada bir şekilde doğru orantı olduğunu söyleyebiliriz. İhtiyaç karşılandığında da haliyle mutlu oluyor insan. Bebeklerin karnı tok iken mutlu olması gibi bu. Önce ihtiyaç yaratılıyor, sonra da bu ihtiyaç karşılanıyor. Sonuçta da mutluluk hormonu salgılanıyor. İnsanın dil öğrenme süreci yukarıda bahsettiğimiz “survival of the fittest theory” ile uyuşuyor bu yönden. İçerisinde bulunduğumuz çevreye ve topluma baktığımızda da ihtiyaçları karşılanmış kişilerin daha mutlu olduğunu görmekteyiz. Dil öğrenme de artık kesinlikle bir ihtiyaçtır. Küreselleşen dünya düzeninde dil öğrenmenin artık insanoğlunun olmazsa olmazları arasında olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Dünyanın her yerinde geçerli olan bir dil olan İngilizcenin öğrenimi gerek ticari açıdan gerekse de kültürel açıdan önemlidir. İngilizcenin öğrenimi sizi kesinlikle mutlu edecektir.

 

Hakkında infolang

Ayrıca Kontrol Edin

Akıcı İngilizce Konuşmak İçin 10 İpucu

Sizlere İngilizceyi nasıl akıcı bir şekilde konuşabileceğiniz konusunda yardımcı olacağız. Tabi ki de sizlere günde …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir