Anasayfa / Genel / İngilizce Atasözleri ve Türkçeleri

İngilizce Atasözleri ve Türkçeleri

Her dilde, her kültürde, çeşitli durumlar için söylenmiş, manidar denebilecek, anlamı ilk başta anlaşılmasa da, anlaşıldığında konuyu tam olarak ifade eden bazı söz kalıpları vardır. Bunlar zamanında kimler tarafından söylendiği bilinmeyen ve genelde anonim olarak geçen sözlerdir. Bu tür sözler atasözü olarak adlandırılırlar. Atasözleri yerinde ve zamanında söylendiğinde çok büyük anlamlar ifade edebilirler. Kültür farkından dolayı İngilizce atasözleri ve Türkçeleri karşılaştırıldığı çok bir anlam ifade etmese de, İngilizce bilenler için anlamlı ve etkili olacaktır.

Farklı Kültürler Farklı Sözler

İngilizce bütün dünyanın ortak dili olarak kabul edilmekte. Durum böyle iken bu dilde olan atasözlerini bilmek ve bilmek istemek ise gayet doğal. Bazı İngilizce atasözleri ve Türkçeleri ise şunlar:

  • Do not count your chickens before they hatch – Yumurtlamadan önce tavuklarını sayma. Yani ne kadar plan yaparsanız yapın, işler planlara uygun gitmeyebilir ve sürprizler ile karşılaşabilirsiniz. Evdeki hesap çarşıya uymaz ile aynı mantıkta bir atasözüdür.
  • The grass is always greener on the other side of the hill – Çimen tepenin diğer tarafında her zaman daha yeşildir. Yani sahip olamadığımız şeyler bize hep daha tatlı gelir. Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş atasözünün tersi etkili hali olarak düşünebiliriz.
  • Two heads are better than one – İki kafa bir kafadan daha iyidir. Yani bir şeyi tek başına düşünüp yorumlayıp çözmeye çalışmaktansa başka birisi ile istişare yapmak işleri daha da kolaylaştıracaktır. Bir elin nesi var iki elin sesi var ile benzer bir anlamdadır.
  • Don’ t put your all eggs in one basket – Bütün yumurtalarını tek bir sepete koyma. Yani olabilecek aksliklere karşı hep bir yedek plan bulundurmak gerekir. Tek bir plan ile başa çıkılamayacak bir aksilik karşısında başarısızlık kaçınılmazdır.
  • One man’ s trash is another man’ s treasure – Birisinin çöpü, başkasının hazinesidir. Yani birisinin değer vermediği bir şey, başka birisi için çok büyük bir değere sahip olabilir. Tok açın halinden anlamaz ile yakın bir anlamdadır diyebiliriz.
  • If you can’ t beat them, join them – Onları yenemiyorsan, katıl. Bükemediğin eli öpeceksin gibi, senden güçlü olan tarafa karşı saygı duyulması ve gerekirse onlarla beraber çalışılması gerektiği anlamına gelir.
  • People who live in glass houses should not throw stones – Cam evlerde yaşayan insanlar taş atmamalıdırlar. Yani eğer mükemmel değil isen, başkalarını özellikle mükemmel olmadığın konuda eleştirmemelisin. Dahleden dinimize bari Müslüman olsa sözü ile benzer bir anlamdadır.
  • Good things come to thoose who wait – İyi şeyler bekleyenlere gelir. Tam olarak sabreden derviş muradına ermiş sözü ile aynı anlamdadır ve sabır ile zamanın bir çok şey için çok gerekli olduğunu anlatmaktadır.
  • Don’ t judge a man until you’ ve walked in his boots – Bir kişinin botlarını giymeden onu yargılama. Yani birisinin yargılarken onun yaşadıkları ve hissettiklerini bilmeden yargılamak, çok yanlıştır ve ne yaşadığını bilmediğimiz insanları yargılamak bizim işimiz değildir.
  • A poor workman blames his tools – Beceriksiz bir işçi aletlerini suçlar. Yani bir işi beceremediğimiz zaman, bir şeyler ters gittiği zaman sorunu önce önce kendimizde aramalıyız. Anında başkalarını suçlamak, beceriksizliği kabul etmek gibi görünebilir.

Farklı Diller, Benzer Anlamlar

İngilizce atasözleri ve Türkçeleri, anlamları mantıklı bir şekilde açıklandığı zaman, bizim kültürümüzde de bulunan bazı atasözlerine çok benziyor. Bunu ise “Aklın yolu birdir” atasözü ile açıklamak mümkündür.

Hakkında infolang

Ayrıca Kontrol Edin

Akıcı İngilizce Konuşmak İçin 10 İpucu

Sizlere İngilizceyi nasıl akıcı bir şekilde konuşabileceğiniz konusunda yardımcı olacağız. Tabi ki de sizlere günde …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir